Türkiye’de Kobra Yılanı Nerede Yaşar? Antropolojik Bir Yolculuk Bir Antropoloğun Merakıyla: Doğanın ve Kültürün Kesişim Noktası Kültürlerin çeşitliliğini ve doğayla kurduğu bağı anlamaya çalışan bir antropolog olarak Türkiye’nin gizemli yaban hayatına bakmak, bir halkın doğayla olan kadim ilişkisini çözümlemek gibidir. “Türkiye’de kobra yılanı nerede yaşar?” sorusu, yalnızca biyolojik bir merak değildir; aynı zamanda insan ve doğa arasındaki kültürel etkileşimin yüzyıllara yayılan hikâyesine açılan bir kapıdır. Kobra yılanları Türkiye’nin doğal faunasına özgü değildir; ancak özellikle Güneydoğu Anadolu’nun sıcak iklimli bölgelerinde, komşu coğrafyalardan gelen türlerin zaman zaman gözlemlendiği bilinir. Bu gözlemler, yalnızca zoolojik değil, aynı zamanda kültürel bir sembolizmi de taşır. Çünkü…
4 YorumKategori: Makaleler
Define Arayışı: Toplumun Derin Katmanlarında Gizli Olan Değerler Bir sosyolog olarak, insanların neden sürekli bir “arama” hâlinde olduklarını anlamaya çalışmak, bana insan doğasının en tutkulu yanlarını gösterdi. Kimi toprak altında altın, kimi geçmişin hatıralarında anlam, kimi ilişkilerde aidiyet arıyor. Define kavramı, bu yüzden sadece bir madeni zenginlik değil; toplumsal değerlerin, arzuların ve kimliklerin yansımasıdır. Peki, neler define sayılır? Bu sorunun cevabı, bir toplumun ekonomik, kültürel ve hatta cinsiyet temelli yapılarını çözümlememize yardımcı olur. Toplumsal Normlar ve Değerlerin Gömülü Katmanları Toplum, görünür ve görünmez normlar üzerine inşa edilir. Bazı değerler yüksek sesle dile getirilir; bazıları ise sessizce korunur, saklanır, tıpkı bir…
4 YorumMavi Renge En Çok Hangi Renk Yakışır? Edebiyatın Derinliklerinde Bir Renk Diyaloğu Edebiyat, kelimelerin yalnızca anlam değil, duygu taşıyıcısı olduğu bir evrendir. Her kelime, bir renk gibidir; her cümle, bu renklerin birbirine değdiği bir geçiştir. Mavi ise bu evrenin en derin, en çok çağrışım yükü taşıyan rengidir: Hüzünle huzurun, uzaklıkla özlemin, akılla duygunun arasında duran bir sessizlik. Peki, maviye en çok hangi renk yakışır? Edebiyatın sayfalarını çevirdiğimizde bu sorunun yanıtı, sadece bir estetik tercih değil; aynı zamanda insanın ruh haritasını okumaya dönüşür. Mavinin Anlamı: Hüzün, Sükûnet ve Sonsuzluk Mavi, birçok edebi metinde içsel derinliğin rengidir. Gökyüzünün ve denizin tonlarıyla özdeşleşen…
4 YorumMandallı Kilit Ne Demek? Edebiyatın Kapısında Bir Sembol Kelimelerin dünyasında her nesne, kendi anlam sınırlarını aşar. Mandallı kilit de yalnızca bir güvenlik aracı değildir; bir anlatının içinde, gizlenen duyguların, kapalı kalan hayatların ve içe dönük sessizliklerin sembolüdür. Edebiyatın büyülü evreninde, her kilit bir hikâye, her mandal bir direniştir. Bir mandallı kilit, hem korur hem saklar; hem dışarıyı engeller hem içeriyi korur. Kelimelerin Kilidi: Anlamın Mandalı Bir edebiyatçı için kelimeler, ruhun mandallarıdır. Onlar açıldıkça, iç dünyamızın gizli odalarına gireriz. Mandallı kilit, bu anlamda yazının kendisine benzer. Her kelime bir dişli, her cümle bir anahtardır. Ancak mandalın bastığı anda çıkan o küçük…
8 YorumKesitli Görünüş Nedir? Mimarlığın Antropolojik Derinliğine Bir Yolculuk Bir antropolog olarak farklı kültürlerin barınma biçimlerine, ritüellerine ve mekân algılarına bakarken, her yapının ardında insanın kendini ve topluluğunu anlama çabasını görürüm. Bir evin duvarında, bir tapınağın zemininde, hatta bir çadırın girişinde bile bir anlam katmanı saklıdır. Bu yüzden “kesitli görünüş” sadece bir mimari çizim değil, insanın mekânla kurduğu ontolojik ilişkinin bir ifadesidir. Mimaride kesit, yapının iç dünyasına açılan bir pencereyken; görünüş, onun topluma dönük yüzüdür. Bu ikisinin birleşimi, insan kültürlerinin mekânsal sembollerini anlamamıza yardım eder. Mimaride Kesitli Görünüşün Anlamı Kesitli görünüş, bir yapının hem dış yüzeyini hem de iç düzenini aynı…
8 YorumBir Edebiyatçının Düşü: Gülünce Kaç Diş Görünmeli? Kelimelerin dünyasında her ayrıntı bir semboldür. Bir gülümseme bile, bir karakterin iç dünyasını anlatmanın en güçlü yollarından biridir. Edebiyat, sadece sözcüklerle değil, sessizlikle, jestlerle ve bazen bir yarım gülüşün ardına gizlenen hikâyelerle de var olur. Bir edebiyatçı için “gülünce kaç diş görünmeli?” sorusu, estetik bir kaygıdan çok daha fazlasıdır; bu, karakterin içsel tonunu, metnin alt anlamını ve insan ruhunun kırılganlığını sorgulayan bir anlatı meselesidir. Gülümsemenin Anlamı: Sözcüklerle Dokunan Bir Jest Edebiyat tarihinde gülümseme, masumiyetin, alayın, trajedinin veya teslimiyetin simgesi olmuştur. Victor Hugo’nun “Sefiller”inde Cosette’in utangaç gülüşü, umutla korku arasındaki ince çizgide durur. Kafka’nın…
8 YorumKalp Yarası Dizisi Neden Bitti? Küresel ve Yerel Perspektiflerden Bir Analiz Televizyon dizilerini sadece birer eğlence aracı olarak değil, toplumların ruh hâlini, değerlerini ve beklentilerini yansıtan aynalar olarak görmeyi severim. “Kalp Yarası” da bu aynalardan biriydi: aşkı, sadakati, intikamı ve aidiyeti anlatan; aynı zamanda Türkiye’nin değişen kültürel yapısına ışık tutan bir hikâyeydi. Ancak bu kadar güçlü bir temele sahip bir dizi neden bitti? Gelin, hem yerel hem de küresel dinamikleriyle bu soruya yakından bakalım. Yerel Dinamikler: Reyting Gerçekleri ve Değişen İzleyici Alışkanlıkları Türk televizyon dünyasında bir dizinin kaderini belirleyen en önemli faktör hâlâ reytinglerdir. “Kalp Yarası”, ilk bölümlerinde izleyiciyle duygusal…
Yorum BırakGözeneklilik Oranı Nedir? Tanım, Tarihçe, Yöntemler ve Güncel Tartışmalar Gözeneklilik oranı (porozite), bir malzemenin içindeki boşlukların toplam hacminin, malzemenin toplam hacmine oranıdır. Matematiksel olarak n = Vboşluk / Vtoplam şeklinde ifade edilir ve genellikle yüzde (%) cinsinden verilir. Zemin, kaya, beton, seramik, polimer köpükler, hatta biyolojik dokular için gözeneklilik, su/geçirgenlik, dayanım, ısı ve kütle transferi gibi kritik mühendislik özelliklerini belirler. Neden Önemlidir? Gözeneklilik, akışkan taşınımı (yeraltı suyu, petrol, doğal gaz), mekanik davranış (dayanım, oturma), reaksiyon kinetiği (katalizörler, piller), ısı ve ses yalıtımı (beton, köpük), ve biyomedikal implantların doku entegrasyonu gibi geniş bir yelpazeyi etkiler. Yüksek gözeneklilik her zaman yüksek geçirgenlik…
Yorum BırakGreyfurt suyu yağ yakar mı? Beden, toplum ve algı üzerine sosyolojik bir okuma Bir sosyolog olarak, sabah kahvaltı masasında bir bardak greyfurt suyu içen birinin davranışını sadece “sağlıklı yaşam tercihi” olarak değil, aynı zamanda toplumsal bir pratik olarak da görürüm. Çünkü hiçbir tüketim biçimi, yalnızca biyolojik değil; aynı zamanda kültürel, sembolik ve toplumsal anlamlar taşır. “Greyfurt suyu yağ yakar mı?” sorusu bu yüzden sadece beslenme bilimiyle değil, modern toplumun beden anlayışıyla da ilgilidir. Toplumsal beden algısı ve sağlığın sembolik değeri Modern toplumlarda beden, bireyin kimliğinin en görünür göstergesi haline gelmiştir. İnce olmak, yalnızca estetik bir ideal değil, aynı zamanda disiplinli,…
6 YorumHarcırah Parası Ne Zaman Yatar? Gerçek Veriler ve İnsan Hikâyeleriyle Bir Yolculuk “Bir seyahatten döndüm ama hâlâ cebime bir kuruş girmedi…” Bu cümleyi kaç kamu çalışanı, kaç memur, kaç iş seyahati yapan insan kurmuştur, kim bilir? Harcırah parası, yani iş seyahatlerinde yapılan masrafların karşılığı olarak ödenen tutar, çoğu kişinin bütçesini doğrudan etkileyen önemli bir kalemdir. Peki, bu ödeme ne zaman yatar, hangi durumlarda gecikir, ve neden herkesin dilinde bir muamma gibidir? Gelin, hem verilerle hem de yaşanmış hikâyelerle bu sorunun derinine inelim. Harcırah Nedir ve Neden Önemlidir? Harcırah, kamu ya da özel sektörde çalışan bir kişinin görev yeri dışına gönderildiğinde,…
Yorum Bırak